9 Mart 2012 Cuma

Öylesine.

Ne yazsam bilemedim ki. Yani yazmak istiyorum da, konu yok. Ne sinirliyim ne de takıldığım bir olay var şuan. O bakımdan hani konudan konuya atlayabilirim, sonradan şaşırmasın okuyan kimse.  Çok edebi bir yazı yazamayacağım gibi yazmadan da duramayacağım. Çünkü çok sıkılıyorum.
 Evet, işte bir güne daha girdik. Aslında ne saçma değil mi? Gece yarısı, yani 00:00, bir günün ilk saatleri oluyor; ama bizim için gün güneşle birlikte başlıyor. Gerçi uykuya ihtiyacımız var tabii. Doğru ya yoksa ne zaman uyuyacağız, uyku önemli. Bambaşka bir dünya değil mi ya? Yani her şeyden uzak; olaylardan, insanlardan, problemlerden uzak bir dünya. Ne güzeldir uyumak, uyuyabilmek. Aynı zamanda depresyon belirtisidir eğer aşırıya kaçıyorsanız bu arada.
 Oldum olası sarı rengini sevmem. Nefret de etmiyorum, sadece eğer başka renk seçeneklerim de varsa asla sarıyı seçmem kullandığım eşyalarda filan. Diğer renklerin hepsini severim, moru en çok severim. 
 Saçmaladığımın farkındayım. Ama uyumuyorum ne yapayım. Hiç mi olmuyor sizin de sıkıldığınız, oluyordur mutlaka.
  Bu kadar yeter sanırım, daha fazla yanlış izlenim uyandırmayayım hakkımda, deli olduğumu düşüneceksiniz. Halbuki sadece sıkılıyorum. Sıkılmamı önleyecek bir tavsiye ya da yazmamı istediğiniz bir konu olsa çok güzel olurdu mesela. Neyse artık.

                                                                                              Zey.